Todori Fenerbahçe – Meyhanesi

Todori Fenerbahçe – Meyhanesi

Açıklama

Todori Fenerbahçe – Meyhanesi hemen her döneme kimi meyhane ustaları adını yazdırır ve efsaneleşerek tarihteki yerini alır. Hiç kuşkusuz ki Todori Usta da bunlardan biridir. Ayrıca, kalender meşrep ve babacan tavırlı Todori’nin efsanevi mekânı da Cumhuriyet dönemi ilk yıllarının vazgeçilmez meyhanesidir.

Dilerseniz önce o eski meyhaneler günlere dönelim ve daha sonra da 1950’li yıllarda burada kurulan unutulmaz Dost Sofraları’nın bir köşesine yerleşelim.

Kadıköy’de, Kalamış-Fener Caddesi’nden vapur iskelesine inen yolun sağ tarafında Vasil’in, sol tarafında da Todori’nin meyhanesi vardı. Cadde üzerinde yolun köşesindeki evde ailesiyle birlikte Vasil oturur, arazinin meylinden istifade edilerek düzenlenmiş olan zemin katı meyhanenin kapalı kışlık kısmı olarak kullanılırdı. Kapalı kısımdan Kalamış yoluna kadar uzanan çınarlı, havuzlu ve kuyulu yere masalar konur, yaz aylarında burası hizmete açılırdı.

Todori bahçeye pist yaptırıyor…

Burada sözü bir Kadıköy sevdalısı olan Dr. Müfid Ekdal Beye bırakmak gerekiyor:

“… Vasil’in müşterileri muayyendi. Akşamcılardan eczacı Faik İskender Bey, dini-bütün Faik Bey, Zühtü Paşa’nın oğlu Zahit Bey, Prens Ali Haydar Bey, Kaptan Cemil Bey, Çene Fuat Bey, arada Ahmet Rasim ve Kemal Seyhun beylerin de katıldığı olurdu. (…) Vasil, Kalamış’ta iş yaparken Todori ikinci planda kalmıştı. Fakat Vasil batarken Todori şahlandı.

Todori şişman, çıplak yuvarlak başlı, müşterilerinin isteğini iyi bilen, huyuna göre şerbet veren, daima işinin başında olan usta bir meyhaneciydi. Rum kilisesi ile Rum ilkokulunun arasındaki asırlık çınarın dibine kurulan Todori meyhanesi kışlık yerini Rum okulunun altına sığdırmıştı, O da tıpkı Vasil’in meyhanesi gibi arazinin meylinden istifade ederek ince, uzun, camlı bir yer hazırlamıştı.

Meşhur Mezesi…

Todori Fenerbahçe – Meyhanesi – Ciğer tavası… Ciğeri Kadıköy’den kendisi alır, fiyatına bakmaz, üzerindeki zarı çıkarıp 24 saat suda bıraktıktan sonra meyilli bir yere koyar, suyunu süzer, diler ve kızartırdı. Böyle hazırlanan ciğer tavası hem çok yumuşak olur, hem de hiç yağ çekmezdi….

Kaynak: Vefa Zat – http://meyhanedeyiz.biz/blog/goster/vefa-zat/ahmet-rasim-selahattin-pinar-todori-meyhanesi/281